Ne güzeldir, denizcilere yol gösteren deniz feneri!
Ama kirlettiler o yalnızlığın ve yardımseverliğin simgesini
O temizliğin simgesinin “çaldılar” adını ve kendi kirli amaçları için kullandılar.
Bu AKP iktidarı neyi kullanmadı, neyi kirletmedi ki?
Kendi çıkarları için, en yüce kutsal değerimizi, Allah’ı kullanmadı mı?
İslam dini üzerinden duygu sömürüsü yaparak “inançlı” insanlarımızı dolandıran, “Deniz Feneri” gibi dernek ve vakıflar yaratmadı mı?
Rantı özendirerek yakın çevresinin büyük vurgunlar yapmasının yolunu açmadı mı? Bunun için her türlü yasal ve bürokratik düzenlemeyi yapmadı mı?
Ulusal değerlerimizi kirletmeye çalışmadı mı?
Halkımız tarafından en güvenilen kurum olan Türk Silahlı Kuvvetlerinin saygınlığını yok etmek onu kirletmek için, “çikolata yolsuzluğu” gibi hafif, “darbe yapacaklar” gibi komik nedenlerle eski komutanları hapse attırmadı mı?
Gözümüzün içine baka baka, sıkılmadan, kendi çocuklarını “gemicik” sahibi yapmadı mı?
Basını yozlaştırıp, yandaş basın patronları yaratmadı mı?
Daha neler, neler...
“Yargıyı kirleterek ona olan güveni –düzelmesi olanaksız derecede- sarsmadı mı?
****
Ama bana en çok koyan, denizcilere yol gösteren, yalnızlığın ve yardımseverliği simgesi “fener”in kirletilmesi oldu.
Denizcilerin yol göstericisi olan fener ve onun sadık yoldaşı fenerciyi her zaman büyük saygı ve hüzünle anımsarım.
Her şeyi yapabilirdi bu AKP iktidarı, ama deniz fenerini kirletmemeliydi.
******
Denizcilere yol gösteren o deniz fenerleri için ne öyküler anlatılır!
Hepsi de duygu yüklüdür, bu öykülerin.
Ve hepsinde yalnızlığın çilesi vardır.
Bir fenerci vardır, poyraz nedeniyle derin çizgiler oluşmuş yüzüyle ve uzaklara dalgın bakan kısık gözleriyle,
Bir fenerci vardır, soğuktan mosmor olmuş elleri ve buz tanecikleri tutmuş sakallarına rağmen dışarıda, ayakta, fenerinin yanında bekleyen.
Sürekli bir koruyuculuk ve yardım duygusudur deniz fenerciliği, babadan oğula geçen.
Deniz feneri yalnızlığı, kolay katlanılır bir yaşam değildir.
Babasından kendisine kalan bu yalnızlığı içine çekmiştir deniz fenercisi.
Fener ışığının her yanıp sönüşü onun kalp atışıyla eş zamanlı gibidir.
Deniz feneri yanmazsa, onun da kalbi duracakmış gibi gelir.
Yalnızlığını bir de ara sıra uzaktan geçen gemilerle paylaşır, deniz fenercisi.
Hele de bir selam gelmişse o uzak yol kaptanından…
Dört köşe olur fenerci.
Derin kıvrımlı yüz çizgileri yumuşar, hafiften bir gülücükle,bir sigara yakar.
Tüm sevgilerini ve özlemlerini o değer bilen kaptana teslim etmiştir artık. Gemi gözden kayboluncaya kadar izler onu, teşekkürlerini sunmak için.
Sonrasında, dalar gider uzaklara yeniden.
Korumakta ve çalıştırmakta olduğu deniz fenerinin sonsuz ve çileli yalnızlığını paylaşması kolay değildir, fenercinin.
Kışın fırtınasını, o deniz fenerinin altındaki, sıkışık ve soğuk odada geçirmek…
Tek başına, ya da bir eş iki çocuk, bu yoksulluğu ve yoksunluğu paylaşmak…
Rüyalarında, kahvede arkadaşlarıyla konuştuğunu görür.
Bir de, bir dergiden keserek duvara astığı, yarı çıplak artist bozuntusunu…
****
Ne güzeldir deniz feneri, ne kutsal ve temiz bir iştir deniz fenerciliği!
Ya, AKP ile kucak kucağa olan Deniz Feneri Derneği?
Ya, dindar yurttaşlarımızın kutsal duygularını sömürerek paralar toplayıp, bunu kendi ceplerine ve AKP’ye destek veren Kanal 7 ve diğer kuruluşlara aktaran “Deniz Feneri”?
Ya, benim tertemiz deniz fenerimin adını çalarak, bu temizliği kendi vurgunları, soygunları için kullananlar?
****
Kirlettiler, temizliğin ve yardımseverliğin simgesi deniz fenerimin adını.
Üzdüler, deniz feneriyle özdeşleşen, onun yalnızlığını ve cefasını paylaşan tertemiz deniz fenercisini.
http://www.haberkapisi.com/ sitesinden 30.07.2010 tarihinde yazdırılmıştır.