![]() Suat ÇAĞLAYAN |




Ergenekon iddianamesi Pazartesi günü açıklanıyormuş. Herkes, tutuklanmış bulunan Atatürkçülerin, Türkiye’ye ne büyük kötülük(!) yapmak üzereyken alıkonduklarını öğrenmiş olacak.
Türkiye’ye ve onun Atatürkçü ordusuna kin duyan Batı ile bu Batı’nın Türkiye’deki işbirlikçisi dinci AKP de, iddianame ile Atatürkçü yurtseverlere vurulacak darbeyi -onların diliyle söylersek- intizar etmekteler yani beklemekteler.
Türk Ordusu, Atatürk’le birlikte, hem Batı’nın ve hem de dinci şeriatçı çevrelerin hedefi olmuştur. Çünkü bu ordu, Atatürk’le özdeşleşen ruh yapısına kavuştuktan sonra, düz bir “silahlı kuvvetin” çok ötesine geçmiş, Türk insanına aydınlığı ve uygarlığı da getiren “devrimci kuvvet” olmuştur.
Atatürk, eğer Anadolu’da üniformasını çıkararak Kurtuluş Savaşı’nı başlatmayı göze alabilmişse, bunu kendisine büyük bir bağlılık gösteren yurtsever Türk Ordusu sayesinde yapabilmiştir.( Bu konuda geniş bilgi için, Falih Rıfkı Atay’ın Atatürk’le ilgili anılarının okunması önerilir)
İşte bu ordu ile onun Ölümsüz Komutanı Büyük Atatürk, bağnazlar, şeriatçılar, dinciler, ikinci cumhuriyetçiler ve özellikle de Türkiye düşmanı Avrupa tarafından her dönemde yıpratılmaya çalışılmıştır.
AB’nin, Türkiye’de, devlet kurumlarından Atatürk tablolarını kaldırmak istemesi de, her fırsatta Türk Ordusu’na yönelik hücumlarda bulunması da, Milli Güvenlik Konseyinde TSK’nın etki ve yetkisinin yok edilmesini (AKP ile el ele vererek) sağlamaları da bundandır.
AKP’lilerin, TBMM’de bulunan mareşal üniformalı Atatürk tablosunun kaldırılmasını istemesi de, Atatürk’ün Cumhuriyeti ilan ederek “travma” yarattığını söylemeleri de, Mehmetçiğin yürüyüşü sırasında çıkardığı “rap, rap” seslerinden “travma” duymaları da bundandır.
Bütün bu gerçekler son tutuklamalardan ayrı düşünülebilir mi?
****
Mustafa kemal Atatürk’ün yatmakta olduğu Anıtkabir’e giden protokol yolunda sağlı sollu aslan heykelleri vardır. Ben bu aslanları Türk Ordusu olarak algılarım hep. Sanki bunlar, başta laik Cumhuriyet olmak üzere, Atatürk’ün ilke ve devrimlerini koruyan ve kollayan komutanlarmış gibi gelir bana. Bu heykel aslanların dişleri, bütün sağlamlığı ve görkemiyle gözler önündedir. Yanlı anımsamıyorsam yıllar önce birileri bu aslanlardan birinin dişlerini kırmaya çalışmış ama ancak bir “dolgu”luk yer açabilmişti.
Türk Ordusunun dişlerini sökmek isteyenler, ve ancak bu yolla Atatürk ilkelerine ve laik Cumhuriyete zarar verebileceğine inananlar, Anıtkabir’de aslanın dişini kırmak isteyenlerden farklı bir sonuç elde edemeyeceklerdir.
****
Ancaaak, yeter ki; her an ve her yerde, ve her komutan tarafından -rejimin düştüğü tehlikeli durum nedeniyle- (tedbir almadan) yapılabilecek “duyarlık” konuşmaları ve yazışmaları, bir suç unsuru olarak değerlendirmesin. Özellikle de, geçmişte bu konuşmaları paylaşmış olanlar (başta o zamanın Genelkurmay Başkanı olmak üzere) bugün bazılarının dolduruşuna gelerek “demokrasi havarisi” kesilmesin.
Bir şey daha; Askeri Şura toplantısı Ağustos başında yapılacak. Bu Şura’da da TSK’daki terfiler ile disiplin olayları görüşülecek. Türk Silahlı Kuvvetlerinin -eski de olsa- ordu ve kuvvet komutanlarının tutuklu bulunduğu bir dönemde yapılacak bu toplantıya, artık taraf olduğu kesin olarak bilinen Başbakan’ın başkanlık etmesi ne derece doğru olacaktır?
Geçmişte, Askeri Şüra kararlarına karşı tek tük tepkiler olmuşsa da, terfi edemeyen generaller bile kaderlerine razı olmuşlardır. Çünkü bilinen şu olmuştur ki, Askeri Şura kararlarında genellikle objektif veriler kullanılmış, ne hükümetlerin, ne AB’nin ve ne de ABD’nin hiçbir etkisi olmamıştır.
Önümüzdeki Askeri Şura sonrasında da, aynı değerlendirmelerin egemen olacağı bir gerçektir.
Aman haa… Türk Silahlı Kuvvetleri’nin kafası karışmasın!
Görsel Tasarım: Capitol Medya - Yazılım: CM Bilişim | haber | haberler | ege haberleri



