![]() Suat ÇAĞLAYAN |




Atatürk devrimleri ile kavgalı olan ve bunlara karşı savaşmak için adeta yemin etmiş olanlar, ne kadar kendilerini saklasalar da bir bakıyorsunuz – boş bulunup- içlerindeki zehiri döküveriyorlar. Nedense de bu işi ya bir yabancı ülkede yapıyorlar, ya da yabancı bir basına demeç verirken.
Niyetleri, demokrasinin inanç ve düşünce özgürlüğüne sığınarak özledikleri dinci düzeni getirmek ve Atatürk’ün kurduğu laik Türkiye Cumhuriyetini bir İslam Cumhuriyetine dönüştürmek. Onların bu amaçları, gerek Avrupalıların ve gerekse Amerikalıların Türkiye üzerindeki hayalleri ile örtüştüğünden olacak bir yabancı görünce rahatlıyorlar, ve Türkiye Cumhuriyetine demediklerini bırakmıyorlar.
Recep Tayyip Erdoğan’ın taa İspanya’dan “Velev ki,...” diye başlayan ve laik Cumhuriyeti hedef alan sözlerinin de, Dengir Mir Mehmet Fırat’ın yabancı basına verdiği, Atatürk Devrimlerine saldıran demecinin de asıl hedefinin Atatürk olduğu ayan beyan ortadadır.
Dengir Mir, Atatürk Devrimlerinin “toplumda travma yarattığı” yönündeki akıl almaz Atatürk düşmanı demecini savunurken, onu eleştirenlerin devrimleri bilmediğini iddia etmesi herhalde herkesi güldürmüştür. Eğer devrim yasalarını Meclis’te bilen varsa, kendisinin “TBMM’de eşek gibi anırabileceğini” söylemesi üzerine bilmiyorum “estağfirullah” diyenler olmuş mudur. Sanıyorum devrim yasalarını bilen çok sayıda CHP milletvekili Sayın Dengir Mir’e anlamlı şekilde bakıyorlardır.
Söz anırmadan açılmışken Sayın Fırat’ın böylesi sözcükleri sıklıkla kullandığı aklıma geldi. Geçen yıl Yeni Asır gazetesinde, kendisinin Cumhuriyet’le geçmişten gelen bir hesabının olduğunu yazdığımda beni telefonla aramıştı. Bana telefonda sarf ettiği küfür, burada yazamayacağım kadar ağırdı. Aslında ondan bunu beklemeliydim, çünkü ağzının bozuk olduğunu biliyordum. Ama yine de duyduklarım karşısında dilim tutulmuş ve hiçbir yanıt veremeden öylece kalakalmıştım.
Yargıtay Başsavcısı AKP hakkında dava açtığından beri, Karşı devrimciler ve şeriat özlemcileri gemi azıya almışlar, ağızlarına geleni söylüyorlar. Bunları duyduktan sonra AKP’yi kapatma ve bazı siyasetçileri siyasetten yasaklama davasına keşke bir “ek iddianame” eklenebilse diye düşünmeden edemiyor insan.
Böyle bir ek iddianame hazırlanabilseydi, sanıyorum hem AKP’nin kapatılması kesinleşirdi, hem de siyasetten yasaklılar arasına yenileri eklenirdi.
Örneğin, Atatürk’le hesaplaşma peşinde olan Dengir Mir Mehmet Fırat Beyefendi de bu iddianamede yer alarak laik Cumhuriyetin parlamentosu dışına itilseydi, fena mı olurdu?
Görsel Tasarım: Capitol Medya - Yazılım: CM Bilişim | haber | haberler | ege haberleri






