12 Punto14 Punto16 Punto18 Punto
Devlet Bahçeli nereye gidiyor?
01 Eylül 2008 00:00




Rahmetli Ecevit, MHP ve ANAP’ın katılımıyla oluşacak 21. Hükümeti kurmadan önce, gruplar halinde DSP milletvekillerinin görüşlerini almıştı. Ben o zaman, MHP ile bir koalisyon içinde yer almanın DSP açısından olumlu olmayacağını, bu birlikteliğin sadece MHP’nin işine yarayacağını, çünkü MHP’nin devlet kurumları tarafından bir tür legalize olmaya ihtiyacı olduğunu ve bu nedenle bizi kullanmak isteyeceğini söylemiştim. Son olarak da, böyle bir koalisyonun ömrünün kısa olacağını ve altı ay, bir yıl içinde kurulacak olan hükümetin yıkılabileceğini söylemiştim.



Yanılmıştım. Çünkü Devlet Bahçeli’nin Ecevit’e olan saygısını hesaba katmamıştım. 3.5 yıl kadar süren koalisyon sürecinde Rahmetli Ecevit’le Sayın Bahçeli, kimsenin ummadığı kadar uyum içinde çalıştılar. Her ikisinin birbirine gösterdiği saygı Meclise de yansıdı. Eskiden birbirlerine hoş gözle bakmayan MHP ve DSP milletvekillerinden bir çoğu arkadaş, hatta dost oldular.



Elbette bu uyumda Ecevit’in devlet adamlığı kadar, Devlet Bahçeli’nin kendi milletvekillerine  örnek olan davranışının (ve de teşkilatını baskı altında tutuyor almasının) da rolü vardı.



O günlerin Devlet Bahçeli’sine her zaman saygı duydum.



                                                    ****



Son seçimlerde MHP yeniden Meclise girince, Ecevit Hükümetindeki Başbakan Yardımcısı Devlet Bahçeli’nin AKP’ye karşı nasıl bir tutum içinde bulunacağı merakla izlendi.



Çünkü AKP, Atatürk’ün kurduğu laik Cumhuriyete karşı “eylemlerin odağı” haline gelmişti. Yani Laik Cumhuriyet büyük bir tehlike ile karşı karşıyaydı. Ve, bizim tanıdığımız Bahçeli, muhafazakar yapısına karşın, Atatürk İlkeleri konusunda ödün vermeyen bir kişiliğe sahipti.



                                                  ****



Devlet Bahçeli’nin MHP’si, Meclise girmeden önce ve girdikten sonra, AKP’nin laiklik karşıtı uygulamalarına sessiz kalmayı yeğledi. AKP’nin, halkımızı “Allah’la aldatma” oyununa da pek ses çıkarmadı, ya da çıkaramadı. Suskunluğunun nedeni herhalde, AKP’nin aldatmakta olduğu muhafazakar ve mütedeyyin tabanı ürkütmemekti. Çünkü, AKP yıpranır ya da herhangi bir şekilde “gidici” olursa, onun oylarının bir bölümünü kazanma hesabını yapmış olabilir.



Sayın Bahçeli’nin asıl kırılma noktası Cumhurbaşkanlığı seçiminde Abdullah Gül’e destek vermesi oldu. Türkiye, AKP’nin laiklik karşıtı eylemleri nedeniyle neredeyse rejim değişikliğine giderken, bu Cumhuriyetin başına, “laiklikle hesabı olan” birinin getirilmesi sırasında MHP’nin yardımcı olması, bir hayli düşündürücü oldu. Sayın Bahçeli, kendisinden bunu beklemeyenlerin yoğun eleştirisiyle karşı karşıya kaldı.



Devlet Bey’in en şaşırtıcı çıkışı ise, AKP’ye yaptığı ve Anayasa Mahkemesi yasasında değişiklik yapılmasını isteyen önerisi oldu.



Sayın Bahçeli’nin amacı herhalde, AKP’den bir adım önde görünmek ve bugüne kadar AKP ile uyumlu olarak elde ettiğini sandığı(!)  krediyi artırmak.



Ama Devlet Bey yanılıyor. Yanılmakla da kalmıyor, çok sevdiği Atatürk’ün ilkelerini yok etmeye çalışanları cesaretlendirerek laik rejimi zora sokuyor.



Çünkü AKP’den bir adım önde gitmek, ona ne oy ne de prestij kazandırmayacaktır.



AKP bugüne kadar yaptıklarıyla, laik Cumhuriyetin neredeyse tüm kalelerini ya ele geçirmiş ya da etkisiz hale getirmiştir.



Tüm Bakanlıklar, çoğu AKP’nin arka bahçesi olan, İmam-Hatip Lisesi mezunları tarafından işgal edilmiştir.



YÖK ve Üniversitelerin çoğu, artık AKP yanlısı yöneticiler tarafından yönetilmektedir.



Yargının içler acısı durumunu anlatmak için,  sadece “Ergenekon” davasından bahsetmek bile yeterli olur sanırım.






Türk Silahlı Kuvvetlerinin bile “misyon alanı” AKP ve AB işbirliği ile daraltılmış ve laik Cumhuriyetin bu en büyük koruyucu gücü “neme lazımcı” olmaya zorlanmıştır.






Şimdi, MHP’nin, Anayasa Mahkemesi yasasını değiştirmek ve onu AKP’nin emrine vermek için öncü olmaya çalışmasını anlamakta zorluk çekenler çok fazla. Çünkü zaten 3-4 yıl içinde emekli olacakların yerine Abdullah Gül ve Recep Tayyip Erdoğan el ele vererek kendi yandaşlarını Anayasa Mahkemesi Üyesi olarak atayarak bu büyük kaleyi “tam olarak” ele getirebileceklerdir.



                                                   ****



Durum böylesine vahim bir hal almışken Sayın Bahçeli’nin AKP ile işbirliği içinde görünmesi ve hatta “teşvik edici” adımlar atması tamir edilmesi zor tahribatların ortaya çıkmasına yol açabilecektir.



Bildiğimiz Bahçeli bu durumu görmezden gelemez.



                                          





Yazıyı Paylaş : GoogleGoogle, YahooYahoo, FacebookFacebook, DiggDigg, Del.icio.usDel.icio.us, RedditReddit
Yazarın Diğer Yazıları
ALINTI YAZILAR
ANKET
Eurovision Şarkımızı Beğendiniz mi ?