![]() Suat ÇAĞLAYAN |




Sol partiler bugüne dek yerel seçimlerde hiç birlikte hareket etmediler.
Sadece son genel seçimlerde, CHP ile DSP, kamu oyunun zorlaması ile bir araya geldi. Onun da pek verimli olmadığı görüldü.
Yerel seçimlerdeki bu dağınıklık ve bölünme, bir çok belediyeyi AKP'ye veya onun daha önceki ağabeyi konumunda olan partilere teslim ettiler.
Bunun belki de tek istisnası var; Prof Dr. Yılmaz Büyükerşen'in Eskişehir'e Başkan seçilmesi.
O olayı anımsayalım:
2004 yerel seçimlerinde, Eskişehir BŞB Başkanlığı için hem DSP ve hem de CHP aday gösterdi. Yılmaz Büyükerşen, bugün olduğu gibi o dönemde de Eskişehirliler tarafından çok seviliyordu. Çünkü çok başarılı bir başkanlık dönemini geride bırakmış, Eskişehir'i bir dünya kenti haline getirmişti.
O seçimde CHP, aday göstermiş olmasına karşın seçimlere katıl(a)mamıştı. Seçim kuruluna yapılan CHP aday başvurusu, son günkü son başvuru saati olan 17 00'yi aşınca CHP seçime girememiş, bu sayede de Büyükerşen AKP'li rakibini çok az farkla geçerek seçimi kazanmıştı.
CHP daha sonra, bu ihmalin bilerek yapıldığını, amacın Büyükerşen'e destek olduğunu belirtmiştir. Nitekim, bu gecikmeye neden olan yerel yöneticiler hakkında ciddi bir işlem yapılmayarak ihmaldeki iyi niyet açığa vurulmuştu.
CHP o gün Eskişehir'de verdiği desteği bugün gösterir mi bilmiyoruz. Ancak; Ankara, İzmir, Mersin, Trabzon gibi illerin durumu düşünüldüğünde, DSP'nin o illerde yapacağı jeste karşılık CHP'nin de Büyükerşen'e destek verebileceği gün gibi ortadadır.
Murat Karayalçın, kuşkusuz, Melih Gökçek'in karşısına çıkabilecek en şanslı adaydır.
Karayalçın, sadece sol kesimden destek almaz. O, AKP'yi tehdit gören ve Melih Gökçek'in yaptıklarına kulak kabartan her mantıklı Ankaralının oyunu alabilecek beceri, birikim ve dürüstlüğe sahip liderdir.
DSP Genel Başkanı Sayın Zeki Sezer, her ne kadar Karayalçın'a; “Bağımsız girerseniz sizi destekleriz” demişse de, bunun politik bir manevra olduğu düşünülebilir. Sayın Baykal'la oturup konuşursa onun da Karayalçın'a destek vereceği inancı yaygındır.
Sayın Sezer'in, Baykal ile Karayalçın buluşmasına çağrılmadığı, ve bu nedenle Karayalçın'a tam destek vermediği iddiası gerçekçi olamaz elbette. Çünkü Karayalçın SHP Genel Başkanı olmasına karşın CHP'den seçime katılmayı kabul etmiştir. Öncelikle o iki liderin bir araya gelmesi, Sayın Sezer'den ise daha sonra destek istenmesi doğru bir yöntemdir, ki öyle de yapıldı.
Gelelim yeniden Eskişehir'e.
Sayın Sezer, Eskişehir BŞB Başkanı Yılmaz Hoca'nın, DSP'nin vitrini olduğunu çok iyi bilmektedir. Ayrıca onun, Yılmaz Hoca'ya sevgi ve saygısı olduğunu da bizler bilmekteyiz.
Bu iki nedenle, Yılmaz Hoca'nın Eskişehir'i yitirmesine yol açabilecek tehlikeyi göze alması düşünülemez.
****
Özetle:
Karayalçın'ın Ankara BŞB Başkanlığına seçilmesi Ankara için bir “Umut Projesi” olarak algılanılmalı ve DSP de bu projeye tam destek vermelidir.
Eskişehir'de Büyükerşen'in varlığında gösterilebilecek bir CHP adayı Eskişehir'e başkan olma başarısını gösterir mi, bilinmez. Ama böyle bir adayın, Yılmaz Büyükerşen'in seçilmesini önleyebileceği ve –hiç yakışmasa da- bir AKP'liyi Eskişehir'in başına getirebileceği bir gerçektir.
Bu nedenle Eskişehir'de CHP –önceki seçimde yaptığı gibi- başkan adayı çıkarmamalıdır.
Mersin, Trabzon, Ordu ve Bartın'da da benzer durumlar söz konusudur. CHP ve DSP oturup konuşmalı ve bu illeri kaptırmamanın stratejisini belirlemelidir.
****
İzmir için söylenebilecekler ise başka bir yazıda…
Görsel Tasarım: Capitol Medya - Yazılım: CM Bilişim | haber | haberler | ege haberleri



