12 Punto14 Punto16 Punto18 Punto
İntikam mı, yoksa "Ben öldüm,herkes ölsün" sendromu mu?
01 Temmuz 2008 00:00

 





  Her sabah birbirine benzer şoklarla uyanıyoruz. Her an bir yurtseverin; gazeteci, emekli asker veya işadamının gözaltına alınması mümkün.



  Bu sabah da, ordumuzda  Jandarma Komutanlığı yapmış olan ve büyük bir yurtsever örgüt olan ADD’nin (Atatürkçü Düşünce Derneği) başkanlığını yürütmekte olan Emekli Orgeneral Şener Eruygur, Ege Ordu Komutanlığı yapmış olan Emekli Orgeneral Hurşit Tolon, Cumhuriyet Gazetesinin Ankara Temsilcisi ve köşe yazarı Mustafa Balbay, Ankara Sanayi Odası Başkanı Sinan Aygün, Tercüman Gazetesi Genel Yayın Yönetmeni Ufuk Büyükçelebi gözaltına alındı.



  Herkes, dili tutulmuş şekilde olanları izliyor. Herkes, bunun basit bir hukuk olayı olmadığını ve laik cumhuriyetle bir hesaplaşmanın olduğu yönünde yorum yapıyor.



  Bu yazıyı yazdığım şu saatte bu göz altıların nedeni belli değil. Ancak bu gözaltı kararının İstanbul Başsavcısı tarafından verildiğini söyleyenler var. Anımsayacaksınız, o sayın Başsavcı, İlhan Selçuk ve Kemal Alemdaroğlu için geceyarısı gözaltı kararı vermişti.



  Gözaltına almanın bir korku yaratma, bir tehdit ortamı oluşturma amacına yönelik olduğuna inananların sayısı hiç de az değil. Kaçmaları söz konusu olmayan bu tanınmış kişilerin, davet edilerek ifadelerine başvurmak yerine gözaltına alınmaları çok huzursuz edici bir konu.



  Bunun, korku yaratmaya yönelik bir eylem olduğu kadar Türk Silahlı Kuvvetlerine yönelik bir “gözdağı” olduğu yönünde bir kanı da var. Acaba bu gözaltıların altında yatan bir neden de, bugün görev başında bulunan komutanlara; “Ayağınızı denk alın, bunun emekliliği de var!” tehdidinde bulunmak mı?



                                         ****



  Aslında ben bu yazıda, Avrupa Komisyonu’nda Türkiye aleyhine oy kullanan 8 AKP’li milletvekilini yazmak istiyorum.



  AKP Milletvekilleri; Mehmet Tekelioğlu, Mevlüt Çavuşoğlu, Ruhi Açıkgöz, Lokman Ayva, Nursuna Memecan, Özlem Türköne, Mustafa Ünal ve Erol Aslan Cebeci, Avrupalı parlamenterlerin “AKP kapatılırsa Türkiye denetime alınmalıdır” önerisi, yani Türkiye’nin cezalandırılması isteğine bizim(!) AKP milletvekilleri “evet” oyu kullanmış, yani “elbette Türkiye’ye haddi bildirilmelidir!” demişlerdir. Avrupa Komisyonu’nda bulunan 2 CHP ve 2 MHP milletvekili ise elbette “hayır” oyu kullanmışlardır.



  AKP’lilerin, kapatılmamayı sağlamak için, Türkiye’yi sürekli olarak Avrupa’ya şikayet ettiklerini biliyorduk. Hatta bu Türkiye Cumhuriyeti’nin Dışişleri Bakanı Ali Babacan bile “Türkiye’de bizim bile din özgürlüğümüz yok” diyecek kadar ileri gidebilmiştir.



  İnsan, nasıl olur gider de temsil etmekte olduğu kendi ülkesi aleyhine oy kullanır?



  Bunu yapanlara “yurtsever” demek olası mıdır?



                                            ****



   Televizyonlarda AKP yandaşı yazarlar ile ikinci cumhuriyetçiler sevinç çığlıkları atıyorlar. Bazıları, “geç bile kalındı” diyecek kadar ileri gidiyor. “Kana kan, intikam!” der gibiler.



Bugün AKP’nin kapatma davasında çok önemli bir gün olması, bu gözaltıların yorumlanmasını da farklı hale getiriyor.



                                             ****



  Çok önemli bir süreçten geçiyoruz. Herkesin, başta laik cumhuriyetçiler ve askerler olmak üzere herkesin, sabırlı ve sağduyulu olması gerekiyor.



  Amaç, büyük bir provokasyon yaratarak Türkiye’yi ayağa kaldırmak ve AKP kapatma davasını tüm Türkiye’ye yaymak olabilir.



  Amaç, “ben öldüm, herkes ölsün” sendromu olabilir.



  Nedeni ne olursa olsun, sonuçları çok vahim olabilecek gelişmeler var.



 








Yazıyı Paylaş : GoogleGoogle, YahooYahoo, FacebookFacebook, DiggDigg, Del.icio.usDel.icio.us, RedditReddit
Yazarın Diğer Yazıları
ALINTI YAZILAR
ANKET
Eurovision Şarkımızı Beğendiniz mi ?