12 Punto14 Punto16 Punto18 Punto
Ordu üzerinde oyun oynamaya güçleri yeter mi?
15 Temmuz 2008 00:00

         





  Birkaç yazıdır “Aman Türk Silahlı Kuvvetlerinin (TSK) kafası karışmasın!” diye sonlandırıyorum yazılarımı. Korktuğum şey, AKP ve AB’nin, TSK içinde bir iç mücadele yaratarak onu etkisiz hale getirme planının TSK tarafından çok iyi algılanmaması olasılığı.



  Çünkü Türkiye’nin çıkarlarını ve Atatürk ilkelerini koruyacak ve kollayacak en önemli güç TSK’dır.



   Demokrasi elbette ki ülkemiz için vazgeçilmezdir ve erdemli yaşamanın güvencesidir. Ancak Türk demokrasisi, laik Cumhuriyetin suyu ile beslenmezse kurumaya, saptırılmaya ve yoldan çıkarılmaya tutsak olur. Batı tipi demokrasiler için elbette laiklik koşulu olmayabilir. Çünkü o ülkeler toplumsal cehaletten beslenen Hıristiyan bağnazlığını çok gerilerde bırakmışlardır.



  Ve o ülkeler, Türkiye’nin kendine özgü bir demokrasiye sahip olması gerektiği gerçeğini ne anlarlar, anlasalar bile, ne de isterler.



                                          *****



  Laik Cumhuriyet treni, her an bir sabotaja kurban gidebilmesi olasılığına karşı çok dikkatli yol almalı, önü çok güçlü ışıldaklarla aydınlatılmalı ve sabote etmek isteyenlere hadlerini bildirecek bir silahlı güç her an uyanık olarak beklemelidir.



  Türkiye’nin hem rejimini ve hem de birlik ve bütünlüğünü koruyan ve kollayan güçlerin başında, TBMM, Yargı, demokratik kitle örgütleri ve TSK gelmektedir.



 - TBMM, bugünkü bileşimiyle ne yazık ki, Atatürk’ün kurduğu laik Cumhuriyeti koruma işlevini yerine getiremeyecek durumdadır.



  -Yargı ise, güven açısından, kendi içinde neredeyse iki ayrı görünüme sahiptir:



Yüksek Yargı –şimdilik- Laik Cumhuriyetin güvencesi olan Anayasa’ya sahip çıkmakta, ve her türlü saldırıya karşın Anayasayı koruma kararlılığını sürdürmektedir.



 Mahkemelerde görev yapan savcıların bazıları ise, adlarının başında “Cumhuriyet Savcısı” ünvanı bulunmasına karşın, bunu hak etmeyen eylemlerde bulunmaktadırlar. Yani gün geçtikçe mahkemelere ve yargı sistemine güven yitirilmektedir.



  -Demokratik kitle örgütleri de ne yazık ki hem çok zayıftır ve hem de bazıları ekonomik destek aldıkları liberal, dinci veya Avrupacı çevrelerin borazanlığını yapmaktadırlar.



  - İşte böylesine umutsuz bir tablo içinde, laik Cumhuriyet ile bunun ürünü olan Türk demokrasisin  korunmasında, kala kala etkili güç olarak Türk Ordusu kalmaktadır.



                                 ****






  İşte bu gerçek nedeniyledir ki, Türk Silahlı Kuvvetleri, hem emperyalist güçlerin, hem Türkiye’yi bir İslam Devleti haline getirmek isteyenleri ve hem de ülkeyi bölmek ve parçalamak isteyenlerin ana hedefidir.



  Ana amaçları Türk Ordusu’nun yasalarla gücünü ve etkinliğini azaltmak, Ordu içinde ikilik ve kavgalar yaratarak onun iki kampa bölmek. Özellikle de terfilerle oynamaya çalışarak yandaş ordu yaratmaya çalışmaktır.



  AB’yi arkalarına alarak MGK yasasıyla oynayıp komutanların etki ve yetkilerini aşağı çekmeyi başardılar.



  Avrupalıları her vesileyle Türk Ordusunun üzerine saldırtıp onu pasifize etme konusunda da başarılı oldular.



  Anlıyoruz ki, şimdi emekli olmuş bazı komutanlara çıkar bile sağlayarak, amaçlarına ulaşmada yol aldılar.



  Şimdi, en korktuğumuz şey konusunda haberler geliyor:



ABD ile el ele vererek Ordumuz üzerinde oyun oynamak!



Aman haa! Ne olur, TSK’nın kafası karışmasın!



 


Yazıyı Paylaş : GoogleGoogle, YahooYahoo, FacebookFacebook, DiggDigg, Del.icio.usDel.icio.us, RedditReddit
Yazarın Diğer Yazıları
ALINTI YAZILAR
ANKET
Eurovision Şarkımızı Beğendiniz mi ?