12 Punto14 Punto16 Punto18 Punto
Son Kahraman’ın Gidişi, Sonumuzun da Başlangıcı mı?
14.11.2008 21:57

Kediler ciğerlerin başında sevinç çığlıkları atıyor.

Korunması gereken kurum veya düzenleri, onları yok etmeye çalışanlara teslim etmişiz.

Önceleri takiyye yaparak kendilerini gizlemeye çalışmışlarsa da -artık istedikleri şekilde konuşabilecekleri “liberal” bir ortama(!) kavuştuklarına inandıklarından olacak- artık açıkça konuşur oldular.

Güya ülkeyi daha liberal ve daha demokrat yapmak için yola çıkmışlar.

Aslında niyetlerini herkes biliyor.

Amaç, Atatürk'ün kurduğu laik Cumhuriyet rejimini değiştirmek.

Amaç, federatif bir sistem geçişiyle Sevr'in yapamadığını yaparak Türkiye'yi parçalamak.

Arkalarına AKP'yi, ABD'yi ve AB'yi almışlar.

Sevr denince ağızlarının suyu akan, ve de Türkiye'ye kinlenen ne kadar Avrupalı, Amerikalı, Ermeni, Rum, ayrılıkçı vs. varsa yanlarında.

Türkiye'yi bir “din devleti” yapmak ve onu parçalamak için gayret gösteriyorlar.

Ama her adım atışlarında önlerine bizim Anayasa çıkıyor.

Çok sinirleniyorlar Anayasa'mıza.

Özellikle de onun “değiştirilemez” nitelikteki ilk 4 maddesine.

                                     ****

Anayasa'nın ilk 4 maddesi ne diyor, okuyalım:

     Madde 1- Türkiye Devleti bir Cumhuriyettir.

( Bu maddeden büyük bir sıkıntı duymadıklarını sanıyorum. Cumhuriyet sözcüğü onları pek rahatsız etmez. İran İslam Cumhuriyeti de bir cumhuriyettir, ama nasıl bir cumhuriyet?)

    Madde 2- Türkiye Cumhuriyeti, demokratik, laik ve sosyal bir hukuk devletidir.

(Burada, özellikle de “laik” sözcüğünden oldukça rahatsız olduklarını biliyoruz. Yoksa “demokratik” ve “sosyal” sözcüklerini istedikleri gibi kullanabilecekleri bir gerçek)

    Madde 3- Türkiye Devleti bölünmez bir bütündür. Resmi dili Türkçedir. Bayrağı, şekli kanunda belirtilen beyaz ay yıldızlı al bayraktır. Milli marşı İstiklal Marşı, başkenti Ankara'dır.

( Fırtına, bu maddede kopuyor.  “Bölünmezlik”  “resmi dil” gibi sözcükler, “ay yıldızlı al bayrak”ın çağrıştırdığı ulusalcılık, onları çok ama çok rahatsız ediyor.)

    Madde 4- İlk üç madde değiştirilemez. Değiştirilmesi teklif dahi edilemez.

( Bu madde adamların elini kolunu bağlıyor. Ve elbette ağızlarından köpük saçılmasına yol açıyor.)

                                  ****

Bu Anayasa'yı korumakla görevli olan Anayasa Mahkemesi'nin başında kim var biliyorsunuz elbette: Haşim Kılıç.

Haşim Kılıç'ın görüşü ne?

Anayasa'nın bu değiştirilemez nitelikteki ilk 4 maddesini değiştirmek.

Yani Anayasa Mahkemesi, Anayasa'nın temel maddelerini “yok etmek” isteyen birine teslim edilmiş durumda.

O temel maddeler; hem ülke bütünlüğünü ve hem de laik rejimi güvence altına almıyor mu?

Evet alıyor.

Gelin de gülmeyin ağlanacak halimize.

                                 ****

İstiklal savaşının “Son Kahramanı”nı da toprağa verdik.

Dileriz, bu son kahramanın gidişi, Mustafa Kemal Atatürk'ün kurduğu laik Cumhuriyetin de “son”unun başlangıcı olmaz.

Yazıyı Paylaş : GoogleGoogle, YahooYahoo, FacebookFacebook, DiggDigg, Del.icio.usDel.icio.us, RedditReddit
KİMLERİN ELİNE KALDI
 // OZAN
Yok edilmek istenen değerlerimiz kimlerin eline kaldı....
22 Aralık 2008 Pazartesi 14:55
88.244.43.73
emellerine ulaşamıyacaklar
 // fatih
Türkiye;milletiyle,bayrağıyla,marşıyla ayrılmaz bir bütündür.Bu bütünlüğü bozmak isteyenler emellerine ulaşamıyacaklar....
22 Aralık 2008 Pazartesi 12:14
88.240.80.139
yürek ister
 // hülya
Böyle bir düşüncede olmak bile çok saçma bir şey . Böylesi laik bir ülkede bunu yapmaya yürek ister....
22 Aralık 2008 Pazartesi 10:58
88.244.46.154
Yazarın Diğer Yazıları
ALINTI YAZILAR
ANKET
Eurovision Şarkımızı Beğendiniz mi ?