![]() Emin ÇÖLAŞAN |




SEVGİLİ, okuyucularım, Türkiye'de Balyoz darbe planı diye kıyametler koparıldı, devletin general ve amiralleri dahil çok sayıda subayları tutuklandı. 1. Ordu Karargahı'nda 2003 yılında yapılan plan semineri çalışmasında güya bizim askerimiz Fatih Camii'ni bombalayacak, dahası kendi jet uçaklarımızı düşürüp ortalığı kızıştıracak ve böylece askerlerin ülke yönetimine el koyması, darbe yapması sağlanacaktı!
Şimdi elimde yine yıllar öncesinden çok ilginç bir belge var. ABD tarafından hazırlanan bu senaryoda yine camilerin bombalanması öngörülüyor. Bu plan allanıp pullanıp Fethullah'ın 2 Haziran 1998 tarihli Zaman gazetesinde haber oyılarak yayınlanıyor. Şimdi size bu haberi özetleyerek veriyorum, günümüzdeki benzerliklere dikkat etmenizi rica ediyorum:
Türkiye'yi yakından tanıyan Amerikalı uzmanlar, Milli Savunma Üniversitesi'nde iki gün üst üste yapılan toplantılarda Türkiye ile ilgili iç savaş senaryolarını tartıştı.
Washington ( Zaman) ABD'de think tank (düşünce) kuruluşları Türkiye'de iç savaş senaryoları tartışıldı. Türkiye'de görev yapmış bazı büyükelçiler ve Türkiye'de iç savaş senaryolarını tartışıyor. Milli Savunma Üniversitesi'nde (National Defense University)
yapılan toplantılarda Türkiye ile ilgili iç savaş senaryoları tartışıldı. Türkiye'de görev yapmış bazı büyükelçiler ve Türkiye uzmanlarının katıldığı oturum, basına kapalı olarak gerçekleştirildi.
START CAMİYE BOMBA İLE VERİLECEK :
Güvenilir kaynaklardan edinilen bilgilere göre iç savaş senaryosu, Türkiye'nin toplumsal fay hattı sayılan Kahramanmaraş, Sivas, Erzincan, Kayseri ve Çorum'da bir Cuma namazında camilerde bombalar patlamasıyla çıkan karışıklıklar üzerine bina edildi (kuruldu).
HALK OTORİTEYE İSYAN EDECEK :
Amerikalı Türkiye uzmanları bu senaryoyu çeşitli sorunlarla irdelediler. Oturum Alevi, Sünni, Kürt gibi etnik veya mezhepsel grupların, ordu ve polis gibi devlet birimlerinin, İslami grup ve cemaatlerin ve medya patronlarının tepkisinin ne olacağı gibi sorular üzerine yoğunlaştı.
Senaryoya göre camilerin bombalanmasından sonra halk kaymakamlık, valilik gibi devlet dairelerine yürüyor. Polis halkın önüne geçemeyince askeri birlikler devreye giriyor. Alevi- Sünni çatışmasıyla laik- antilaik çatışması iç içe gerçekleşiyor.
Polisin çoğunluğu Sünni tarafına geçiyor.
Ordu'da da çözülmeler oluyor. Polisle asker çatışıyor. Büyük kitleler orduya karşı tavır alıyor.
İslami gruplar yurtdışından silah bağlantıları kuruyor. Bazı cemaat liderleri topluluklarını kontrol etmeyi başaramıyor ve ülkeyi terk ediyor. (Aynen Fethullah'ın ABD'ye gittği gibi!) İslami görüşleriyle bilinen bazı yazar ve aydınlar suikasta uğruyor.
Bu tartışmaların ardından bir değerlendirme toplantısı daha yapıldı. ABD'nin (bu konuda) tavrunun nasıl olması gerektiği ve ABD ulusal çıkarlarının ( bu olaylardan) nasıl etkileneceği görüşüldü.
ABD, SONRASININ HESABINI YAPIYOR :
Washington kaynakları, ABD çıkarlarını olumsuz yönde etkilemesinden endişe ediyor ve bu nedenle ABD'nin Türkiye üzerindeki baskısını artıracağını ifade ediyorlar.
Özellikle TSK üzerindeki geleneksel yaptırım gücünü kaybetmeye başlayan ABD, Türkiye siyasetindeki ağırlığını açıkca hissettiren Türk Ordusu'nu nasıl ABD çizgisine çekebileceğini düşünüyor.
Bu arada ABD'nin Türkiye ile ilgili diplomatik mesajlarının üslubunu giderek sertleştirme eğiliminde olduğu da gözden kaçmıyor. ABD hükümeti, Dış işleri Bakanlığı sözcüsü aracılığı ile Recep Tayyip Erdoğan'ın mahkum edilmesine Refah Partisini kapatma kararından bile daha ağır bir dille resmi tepkisini gösterdi.
Görsel Tasarım: Capitol Medya - Yazılım: CM Bilişim | haber | haberler | ege haberleri






